| SEVGİSİ VAR Sofra acmış zirvelerin başında Yollarda keçeci sevgisi var Tokat ili amasya’nın kaşında İllerinde keçeci sevgisi var Kapısına koşar bir insan seli Uslanır huzruna duran zır deli Baş ucunda sancağının yeşili Allarında keçeci sevgisi var Horosan’dan hazırlandı vizesi Urum diyarında duyuldu sesi İman soyu’pir’in amca zadesi Bellerinde keçeci sevgisi var Umut kapısıydı’ sıcaktı desti Gelene gecene acıktı postu Yitmiş iki bucuk milletin dostu Dillerde keçeci sevgisi var Tezğah kurmuş dut dalından meşeden Sanatını eserine nakşeden Müşterisi gelir dört bir köşeden Çullarında keçeci sevgisi var Kerameti dilden dile destani Ahi baba mahmut veli erganı Darda kalanlara yetişen gani Ellerinde keçeci sevgisi var ALİ DİRVANİ el acmaya geldi Pirini gevherin sacmaya geldi Zemzemli suyundan icmeye geldi Sellerinde keçeci sevgisi var ERSİN KEÇECİ BABA Dükkan senin mal senin Bu söyleyen dil senin Adem mekanı münezzeh Bu semai kul senin On ik’imam musa kazım imam rıza’dan gelen Sulbden sulbe gelen hikmet sırırn keçeci baba Urum diyarına gelip halkı irşad eyleyen Hükar gibi hikmetin çok pirsin keçeci baba Yurdumuz korumak için yetiştirdin ali haydar’ı Vatan için şehit olmuş o erlerin her biri Beşparmak dağı’nda gören söyler keçeci pir’i Cephelerde ordumuzla birsin keçeci baba Ehl –i beyt’in nuru baki hem dogar hem durulur Er olanlar don değişir gah gider gahi gelir Gah deruni sultan gahi kasım pehlivan olur Aşıklarda pehlivanda ersin keçeci baba Padişah istegiyle sarayına varansın Eşik altında kur’an var diyip orda duransın Keramet göster diyince yünü keçe serensin Keçeci fermanın alan nursun keçeci baba Fedayi’nin sükuti’nin arifoğlu’nun cananı Sensin şah mahmud veli gönüllerin sultanı Akıllının delilerin tabıb üstü lokman’ı SEMAİ’m der muratları versin keçeci baba KEÇECİ BABA DEYİŞİ
Hikmeti kudretin beyan edeyim Seyyid şeyh mahmut veli sultanım Faziletlerinden birin söyleyim Seyyid şeyh mahmut veli sultanım
Has sülale imam rıza evladı Yerde gökte şayan olmuştur adı Eşiğine yüz süren alır muradı Seyyid şeyh mahmut veli sultanım
Arştaki melekler tesbihin eyler Yeryüzünde insan vasfını söyler Dergahında ayılır deli huylular Seyyid şeyh mahmut veli sultanım
Kubbesinin nuru arşa dikilir Mümin kullar devahına çekilir Cümle aleme şefaat getirir Seyyid şeyh mahmut veli sultanım
FEDAYİ nin mevce gelip coşması Hallolupta ocağında bişmesi Zemzemi var abu hayat çesmesi Seyyid şeyh mahmut veli sultanım SEMAİ-SULARİ KARŞILAŞMASI SEMAİ: Nevruz halim sormaz diye gücenme Sormaktandır canım sordugundardır Gizli yaralarım sarmaz zannetme Sarmaz zannettiğin sardığındandır SULARİ: Yarine bir hizmet dedim de kalktı Yarine cevaplar verdiğimdendir Evet can ortağın hem can yoldaşın Onun ile yola girdiğindendir SEMAİ: Gelip şu dünyaya başını yudun Mevsim kış geliyor herhal üşüdün Senin şu halini bilir umudun Bilmez zannettiğin bildiğindendir SULARİ: Nevruz sultan sana fenerler idi Divan oğlu kızı torunlar verdi Sana arka verip haneni kurdu El bağlı huzurda durduğundandır YAR ALİ Salındı bahçeye girdi Çiçekler selama durdu Mor menevşe boyun eğdi Gül kızardı hicabından Bahçenin kapısın açtım Sandın ki cennete düştüm Ben yardan ayrı düştüm Elin dilinden dilinden Bahçenin kapısı güldür Dalında öten bülbüldür SEFİL EMRAH sana kuldur Bağışla geç günahından
|