|
| |||||||||||||||||||||||||||||||
Anasayfa | Tarihçe | Resimler | Ziyaretçi Defteri | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS | |||||||||||||||||||||||||||||||
AramaSayaç
![]() |
KEÇECİLİ KASIM PEHLİVAN KİMDİR?İki metreden uzun boylu adaleli ve kemikli bir vücudu olan Kasım Pehlivan zamanın karakucak baş pehlivanıdır. Yöredeki meşe ağaçlarını kökünden sökerek idman yaptığı ve Kat köylü HasanYüce bacalı sicim,Güvercinlik köylü Necip sulucalı keşkekçi gibi tanınmış pehlivanları yenerek yörenin baş pehlivanı olmuştur.
KEÇECİLİ KASIM PEHLİVAN İki metreden uzun boylu adaleli ve kemikli bir vücudu olan Kasım Pehlivan zamanın karakucak baş pehlivanıdır. Yöredeki meşe ağaçlarını kökünden sökerek idman yaptığı ve Kat köylü HasanYüce bacalı sicim,Güvercinlik köylü Necip sulucalı keşkekçi gibi tanınmış pehlivanları yenerek yörenin baş pehlivanı olmuştur. Amasya mutasarrıfı Ziya paşa Kasım Pehlivan ın ününü duymuş,onu Amasya' ya getirterek Dereköylü Mehmet ve Eraslanlı Samancı olarak tanınan pehlivanların ikisiyle güreştirmiştir.(1861) Kasım Pehlivan bacaklarına sarılan bu iki pehlivanın her birini bir koltuğunun altına alarak ayaklarını yerden kesmiş.Ziya Paşa nın önüne kadar götürmüştür. Ziya paşa,santraç ve dama üstadı Baltaloğlu Yusuf Bey ile birlikte Sultan Abdulaziz’e takdim edilmek üzere İstanbul’a göndermiştir. Bir rivayete göre de Kasım Pehlivan saraydaki Pomak pehlivanları tarafından zehirlenmiş, hastalığından kurtulamayarak köyüne gelmiş burada öldükten sonra da Keçeci Babanın yanına defnedilmiştir. Halk arasında ki rivayete göre Padişah Abdül Aziz Han Kasım Pehlivan' ın başarılarından dolayı Keçeci Köyünü ona bağışlamıştır. Bu rivayete istinaden tapu kayıtlarına baktığımızda Kasım Pehlivan ın üzerine yirmidört parça tarlanın kayıtlı olduğu görülmüştür. (H 1283 (1862) zilhicce tarihli tapu kayıtları) (Erbaa sf 367) (Kaynak: Keçeci Ahi Baba ve zaviyesinden yetişen ünlü kişiler- Sabri Yücel) TÜRK GÜREŞÇİLER TARİHİ Bizim Türk sporu güreş dalında Nice ünlü baş pehlivanımız var Tarihten bu yana dünya dilinde Söylenir yiğitlik destanımız var Güreş bize miras kalmış atadan Devam edip gelir Orta Asya’dan Ayrıyız Çin, Japon, hem Avrupa’dan Asalet , tevazu nişanımız var Türk güreşi asla jimnastik değil Ciddiyetsiz oyun , artistik değil Çünkü öyle güreş yiğitlik değil Bizim adi işe isyanımız var Biz güreşte hasmı düşman görmeyiz Sadistliğe hiçbir değer vermeyiz Yensek , yenilsek de hatır kırmayız Gönül incitmeyiz , vicdanımız var Hergeleci İbrahim’de güç kat kat Ona takdirimiz hayranımız var Pehlivan Hüseyin’e akıllar şaşa Çorbacıyken oldu vezir ve paşa Avcı Hacı, daim güreşir başa Yücelerden inmez şahanımız var Güreş kispetiyle Hac’a gelerek Şam’da kendisine hasım bularak Onu yenip baş pehlivan olarak Kispet asan Hacı Çoban’ımız var Ol Akçakocalı Ali Pehlivan Odur her güreşte bir deve alan Zaloğlu Rüstem’den kuvvetli olan Heybetinden yer sallananımız var Bahtiyar Bursalı, Turgut okçuydu Bunlar zaman ile kısbeti soydu Turgut denizde Turgut Reis oldu Artık ünlü şanlı kaptanımız var Ne şampiyonlar var gör bu ocakta Minderde, yağlıda , her bucakta Söylenir adları köşe bucakta Gezer dilden dile devranımız var KİM BİLMEZ Kİ KEÇECİLİ KASIM'I Yere serer çifte çifte hasımı Vücudunda var kuvvet tılsımı OSMANLI DÖNEMİNDEN CUMHURİYET DÖNEMİNE KADAR BAŞPEHLİVANLAR ıı.mahmut dönemi Yozgatlı Kel Hasan Şehzade Abdülaziz Dönemi Keçecili Pehlivan (Şeyh Kasım) Abdülmecit Dönemi Arnavutoğlu Ali Kazıkçı Karabekir Abdülaziz Dönemi Tırnovalı Hafız Yakup Pehlivan Kavasoğlu İbrahim Kara İbo Dünya 'Pehlivanlar Tarihine' adını yazdırmış olan büyük değerimiz KASIM PEHLİVAN'ı saygıyla anıyoruz... Keçeci Köyü adını Osmanlı'ya duyurmuş olan atamızın izinde yürümeyi hedef almaktan kıvanç duyuyoruz... ahi mahmut veli keçeci vakfı gençlik komitesi
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır. murat pehlivan
[ 02 Mayıs 2008 22:14 ]
Osmanlı padişahları arasında güreş meraklıları çoktur. Bunların arasında pehlivanlara hamilik edenler de olmuştur. ll. Selim zamanında sarayda himaye altına alınmış bulunan Ahıskalı Mahmut Pehlivanın Sultan Mahmut devrinde de saraydaki görevini sürdürdüğü bilinmektedir. ll.Mahmut zamanında kaldırılan Bektaşi tekkeleri ile bazı tekkeler arasında pehlivan tekkelerinin bulunması Türk güreşi için bir şanssızlık olmuştur. ll. Mahmut diğer tekkeler yanı sıra güreş tekkelerini de kaldırttığı halde güreş meraklısı ve pehlivan hamisi idi.Zamanında Ahıskalı Mahmut'tan başka İkiz Osman, Bursa'lı Suhtenoğlu Mehmet Pehlivanlar sarayda görevliydi. Padişah bunlara huzur güreşleri yaptırırdı. Başarı gösterenlere bazı köylerin zeametini verdiği yazılıdır. ll Mahmut'un oğlu Abdulaziz de güreşe meraklı bir padişahtı. Babası tarafından maiyetine verilen Yozgatlı Hasan Pehlivanın güreş menkıbeleri ile büyümüş güreş sevgisi küçük yaşta benliğine işlemiştir. Sultan Abdülmecit güreşe karşı ilgisi olmasa dahi şehzade Abdulaziz'in güreş merakına ses çıkartmamıştır. Abdulaziz Yuna valisi Mithat Paşa'nın İstanbul'a gönderdiği l.80 boyunda 85 kilo ağırlığında cılız pehlivanın (Arnavut oğlu Ali Pehlivan) önüne geleni yendiğini görünce himayesine almıştır. Anadolu ve Rumeli beylerbeylikleri, valileri padişahın güreşe olan sevgisini bildiklerinden yörelerinin yetenekli pehlivanlarını İstanbula göndermişlerdir. Bunlardan 1.90 boyunda 140 kilo ağırlığında Pomak Kavasoğlu İbrahim yaptığı güreşlerdeki mahareti ile padişahın beğenisini kazanarak saraya alınmıştır. 1846 yılı Kırkpınar güreşlerinde Kel Aliço Başpehlivanlığı kazanınca saraya alınmış Pomak pehlivanların yeri daha sağlamlaşmıştır. Pehlivanlar Ihlamur'daki Saya Ocağında kalıyor idmanlarını da burada yapıyordu.Amasya Mutasarrıfı Şair Ziya Bey'in saraya gönderdiği iri yapılı son derece güçlü pehlivan Keçeci Kasım yağlı güreş bilmediğinden sarayda yapılan Huzur Güreşi Karakucak güreşlerinde Padişahın iki pehlivanı Arnavutoğlu Ali Pehlivan ve Kavasoğlu İbrahim'i kadırıp yere vurması hadise olmuştur. Keçeci Kasım saraya alınmış ilk kısbet Abdulaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından diktirilmiştir. Abdülaziz bu defa sarayın eski pehlivanları ile huzurda yağlı güreş tutmasını istediği Keçeci Kasım saraydaki pehlivanlar tarafından zehirlenerek öldürüldüğü rivayet edilir. Padişahlar önünde yapılan huzur güreşleri Sultan Abdulaziz'in 30 Mayıs'da tahttan indirilmesi ile son bulmuştur. Sultan Abdulaziz'den sonra çeşitli nedenlerle İstanbul'da güreş yapılmamıştır. Geniş imkanlara sahip olan pehlivanlar zor duruma düşmüştür.Geçimlerini sağlamak için yurt dışında imkanlar aranmıştır.
hamdı yıgıt
[ 30 Nisan 2008 22:57 ]
suan kasım pehlıvan ın torunu olaraktan ben utanc duyuyorum cunku ben onun torunuyum ve bana dedemız o kadar toprak ve san sohret bırakmıs en onemlısıde pehlıvan lık soy adını bırakmıs ve ben buna laık olamıyorum cunku bana bırakmıs oldugu degerlerın hakkını veremıyorum sadece ben degıl tum kasım pehlıvan ın torunları veremıyor cunku bızde bırlık beraberlık yok kımse kımseyı tanımaz olmus bır bırımızı yolda gorsek tanımaz hale gelır olduk suan dedemız kasım pehlıvan hayatta olsaydı ınanıyorumkı oda suankı bırakmıs oldugu mırastan pısman olurdu gec olmadan bız kasım pehlıvan ın torunları olaraktan dedemızı bırakmıs oldugu mırası ortak olmak ıcın bırlık beraberlıgı saglayalım onu bu mırası bıraktıgına pısman etmeyelım dedemızın bızden ıstedıgı bırlık beraberlık olurdu bızde bunu saglayalım zor bırsey degıl arkadaslar Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
|
Son Dakika HaberleriSayfalar
Üye Paneli
|
© 2005-2007 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi | ||||||||||||||||||||||||||||